Internet Kullanım Alışkanlıklarım

Biraz sosyal mesaj vermek, biraz da kişisel muhasebe amaçlı bu yazımda internet kullanım alışkanlıklarımdan bahsedeceğim.

Pek çok “internet kullanıcısı” aksine interneti “facebook”, “twitter” ..vs gibi sosyal ağ sitelerinin aksine, daha çok araştırma, çözüm bulma ve kaynak tarama amaçlı kullandığımı farkettim. Olaya örnekleyerek devam edelim.

Yeni bir projeye başlayacağımı varsayalım.

Benzer projeleri araştır.

Kullanıcıların ihtiyaçlarını tespit et.

Piyasadaki çözümler bu ihtayaçları karşılıyor mu analiz et.

– Karşılamıyorsa ; Eksikleri tespit ederek, bu konuları araştır

– Karşılıyorsa ; kendi çözümüm maliyetleri düşürüp, daha pratik bir çözüm oluşturacak mı

Projeyi tek başıma yönetebilecekmiyim

ve son olarak proje için harcayacağım efor ve zaman bana karşılığını verecek mi (hem getiri olarak, hem öğreti olarak)

Tüm bu başlıklar için elbette internet eşsiz bir kaynak. Maalesef kendi dilimde (Türkçe) bu kaynaklara erişmek, bu tür analizler, tespitler istatistik veriler ve infograflar bulmak çok zor. Evet bizim insanımız pek paylaşımcı değil bilgi konusunda. Benciliz, kabul etmek gerek. Fakat dünyada Açık kaynak felsefesini hakkıyla idame eden pek çok insan var ve bu inanılmaz öğrenim kaynakları sunuyor, öğrenmek isteyenlere elbette.

Açık Kaynak kodun bir başka faydası da, kod örneği sağlaması tabi ki, daha önce yapılmış , ama tam olarak işinizi görmeyen bir uygulamayı, nasıl yapıldığını görerek en azından bir başlangıç noktası sağlaması size. Zaten bir işe başlamanın, bir şeyler üretmeye başlamanın en zor kısmı nereden başlayacağınıza karar vermektir bence. Devamı nasıl olsa gelecektir. Bu noktayı bu şekilde seçmek kolay olduğu gibi, bu kodlar üzerinden yapılabilen tartışmalar (issiue tracking, mailing listler, ve bug tracking özellikle) çok faydalı oluyor.

Ben de elbette sosyal ağlarda buluyorum. İnterneti sadece iş için yada kişisel bir kütüphane için kullanmıyorum. İletişim kurmak, arada sırada keyfi uğraşlarım, ve pek çok alış verişim için de interneti (özellikle de uluslar arası alışverişlerde) kullanıyorum. Fakat ne yalan söyleyeyim, asla 3-5 sosyal ağ sitesine saplanıp kalıp, ilk üç sekmem arasına bunları alanlardan olamadım. Bu tür bir alışkanlığın fazlasıyla zaman kaybettirdiğine inanıyorum. ki zaman kaybedildiğinde asla geri kazanamayacağımız bir şey. O siteler hep orda, saatler sonra da okusanız/görüntüleseniz kaybedeceğiniz bir şey olduğunu düşünmüyorum. O yüzden bırakın bunu çok fazla boş vakti, ve bu vakti değerlendirecek hiç bir şeyi olmayanlar kullansın (!).

Gelelim e-posta konusuna.

Gmail ‘ı e-posta için kullanıyorum pek çok sebepten dolayı. Ve google’ın aylık gönderdiği kullanım istatistiklerine göre, aylık ortalama 1.500 kişisel email alıp, 600 kadar cevap yazıyorum. E-postalarımı bilgisayar başında olmadığım zamanlar telefonumdan kontrol ederim (45dk da bir defa kontrol) bilgisayar başında gün boyu çalışıyorsam da asla sürekli açık tutmam, ortalama 1.5- 2 saatte bir mola verir (diğer türlü ilgimi kaybettiğimi farkettim) o sırada e-postalarımı da kontrol eder, öncelikli bir ileti varsa cevap yazarım.

 

Bilgisayar başında bu kadar uzun zaman vakit geçirince  bu konuda çok fazla yazacak şeyim olduğunu farkettim. Sanırım konuyu parçalara bölerek yazmak daha doğru olacak.

Devamı gelecek.

, ,